9 Ocak 2009 Cuma

Öksürük Şurubu


Öğrencilik hayatının bazı kısımları öksürük şurubu tadında... Mayhoş,acı,tatlı,meyveli,ekşili...

herkes anladı ne demek istediğimi final haftası geliyor.Öğrencilik mesleğinin en önemli süreçlerinden birindeyim.Eğitim sistemi bana haftalardır ektiğim dersleri telafi edebilmem için 'eve kapanıp sımsıkı çalışmam gerektiğini öğütlüyor.' Kalbim ise sınavların gelip geçici olduğunu telkin ediyor.

ilk vizelerdeki düşük performansımın sonucu olan 'kötü notlarımı' düzeltebilecek miyim? yoksa daha da kötülerini mi alacağım diye düşünmüyorum şu an...
Şu an tek düşündüğüm 'kendimi ve yaşadığım çevreyi geliştirmek adına yapmaya gayret gösterdiğim sosyal faaliyetlerimden geri kalacağımın telaşı...'

pek çok kişiye göre bu düşüncem yanlış. Öğrenci dediğin ev-okul arası mekik dokur.Sağa sola bulaşmadan dosdoğru gider gelir. Mezuniyet ortalaması 4 üzerinden 3,78 olması gereken, ingilizce ve teknik kursları derecelerle bitirmesi gereken sorulmadıkça konuşmayan,konuşsa bile içinde bulunduğu çevrenin otoritelerine dokunamayan. dokunursa başına iş geleceğine inandırılması gereken,
oksijenli solunum,yapan günde 3+2 öğün yemek yemesi gereken bir organizma olarak tanımlanır ataerkil türk toplumunun yaşadığı coğrafya da.

Bu algıyı değiştirmek çok zor belki ama okulumun uzaması pahasına da olsa buna muhalef edeceğim.

Benim öğrenciden anlamak istediğim şudur:
sinemaya ve tiyatroya gider,yabancı dizi izler yerli dizilerin pek çoğu bel hizasından öteye gidemediği için yabancı dizi izler,kitap okur,gazete okur en azından parası yetmiyorsa online olarak takip eder,caddelerde sokaklarda umarsızca gezer ama gezerken çevredeki eksiklikleri gözler sadece karşı cinsi değil... şahısların dişilikleriyle ve yakışıklıklarıyla değil kişilikleriyle ilgilenir,yolda dilenenlere hakaret etmez,olgun başak gibi başı yerde ama gönlü dağların tepesinde dolanır,insanlara faydalı olmanın kendine faydalı olmak olduğunun farkındadır. okulda verilen eğitimi sorgular,eleştirir geçmek için değil öğrenmek için okur.Dersten de kalır dersten de geçer ama bu süreci etrafında terör estirmeden yaşar.Ektiği derslerin notlarını arkadaşından isterken yüzü kızarır.Arkadaşı not vermezse de ona kırılmaz.Devamsızlıktan kalabilir kaldığıyla öğünmelidir de.Derse gidip gitmemek konusunda iradesini kullanır.Varlığının farkında olduğu iradesiyle gurur duyabilecek kadar da realist olmalıdır.

Başta ben olmak üzere pek çok kişi bu normlarda değil belki ama en azından
bu tespiti yaptım. Takdir okuyucularındır.

3 yorum:

  1. son derece haklısın kardeşim benim..
    ama bu düşüncemi belki de beni brs da olsa yansıtmasına borçluyumdur orasını kestiremedim:))
    bi tek sorunumuz var.keşkee finallere değinmeseydin diorum.hazır kafamdan az da olsa uzaklaştrmışken hem de:((
    haa bi dee:sonuna"ii geceler gözünün nurunu buraya akıtan okuyucu" dememişsin kırıldım şimdi:)))

    YanıtlaSil
  2. ilk vizelerdeki düşük performansımın sonucu olan 'kötü notlarımı' düzeltebilecek miyim? yoksa daha da kötülerini mi alacağım diye düşünmüyorum şu an...
    Şu an tek düşündüğüm 'kendimi ve yaşadığım çevreyi geliştirmek adına yapmaya gayret gösterdiğim sosyal faaliyetlerimden geri kalacağımın telaşı...'


    İlk paragrafta sınavları düşündüğünü söylüyorsun sonra tek düşündüğüm diyorsun, başlıyorsun sosyalleşmektin filan.....
    ÖSS Komisyonu'na göre mantık hatası! Çok feci.

    YanıtlaSil
  3. 'İlk paragrafta sınavları düşündüğünü söylüyorsun sonra tek düşündüğüm diyorsun, başlıyorsun sosyalleşmektin filan.....
    ÖSS Komisyonu'na göre mantık hatası! Çok feci.'
    diye buyurmuşsunuz da
    kendinizde yazmışsınız düşünmüyorum şu an demişim anlayamadım durumu ama olsun :D

    YanıtlaSil