15 Mayıs 2009 Cuma

Kentimiz Evimizidir...

Kendimiz evimizdir bir projenin ismi. Projeyi yazan Tepebaşı Belediyesi yer eskişehir.Bu projenin amacı şehirde yaşayan insanlara şehirde yaşama adabını öğretmek ve bilinçli toplumu meydana getirmek.

Bu bağlamda Tepebaşı bölgesindeki 40 ilköğretim okuluna ziyarette bulunup onlara bunu anlatmak gibi bir görev üstlendim.

Bir hafta oldu başlayalı...Ama müşahede ettiğim herşey çok hoş.Yeni nesil bizden zeki galiba.Herbiri birer felaket. Gözlerinden ışık fışkırıyor ne anlatırsanız hemencecik kapıyorlar.
Herşeyin farkındalar hem de herşeyin... Eleştiriyorlar,araştırıyorlar en önemlisi soru sorabiliyorlar.

Kendimi Kentte yaşama kültürünü öğretmekle sorumlu hissediyordum doğduğumdan beri.Ben dünyaya kentte açtım gözümü.Bana küçükken öğretilen herşeyin ne kadar doğru ve medeni olduğunu iyice idrak ediyorum şu günlerde...

Ahmet Turan Alkan'ın vurguladığı kentli olma bilincinin benimsenmesi er ya da geç sosyal hayatta tecelli edecek.Burada sorulması gereken soru şu 'ben bu cereyanda nerede duracağım?'

Ben duracağım yeri belirledim. Ve her gün küçücük çocukların gönül topraklarına tohumlar saçıyoruz arkadaşlarımla.Gün olacak biz göremesek de bu ülke muassır medeniyetin üstüne çıkacak bununda farkındayız.

Biz kim miyiz? Biz Onlar değiliz,Biz Bunlar da değiliz,Biz sadece Genciz. tüm kutuplaşmalara son veren gençliğiz.

Medeniyet bahsi geçtiğinde ruhu şad olsun Mehmet Akif'in veciz sözü aklıma gelir.

'medeniyet dediğin soymaksa bedeni;desene hayvanlar bizden daha medeni'...

Ağır mı geldi?
Köşedeki bakkaldan bi maden suyu alıvereyim istersen...

4 Mayıs 2009 Pazartesi

Ütülmek kötü,alışmamak lazım

II.Vizeler nihayete erdi de rahat bir nefes alacak imkan doğdu. Değerlendirme gayet açık, sistemin çarklarına gömleğimin yakasını kaptırmanın vermiş olduğunu yenilmişlikle yazıyorum bu satırları.

Oyunu kuralına göre oynamaya razı ama oyunu sevmeyen bir oyuncu oldum üniversitede.'Emredilen fotokopileri hıfzedip BB getirmek' kuralı gayet açık olmasına ragmen anarsist bünyeye elini kolunu kesmekten daha ağır gelmekte bu...ama yapalıcak şey belli... sistemin istediği öğrenci olmadan okulu bitirmek mümkün gözükmemekte en azından benim için bu böyle.

Finallere kadar birşeyleri değiştirmek zorunda kalmak da beynimi yakıyor ya neyse...
Ütülmek kötü,alışmamak lazım...
Daha iyi yazılarda görüşmek üzere.Şimdilik ben terk-i diyar ediyorum.